Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi

http://www.ilefarsiv.com/akildefteri/

ilef.net Anasayfa    Akıl Defteri Başsayfa    Raftaki Defterler

Anasayfa


Editörün Seçtikleri

11 Eylül'ün Günah Keçisi: Irak
Irak, Mart 2003'ten Bu Yana En Kanlı 1000 Gününü Yaşadı!
Sözde Barışa Gerçek Savaş
Hırvat Savaş Suçlusu Zanlısı General Gotovina Yakalandı
Hepsi...
 

Sekiz Çeşit Rüzgarda Bile Ilımandır Selanik Kaldırımları...
Selanik bir genç kız aslında. Büyük İskender’in kız kardeşi Thessalonike’nin adını alarak, Ege’nin en güzel köşelerinden birine kurulmuş “Thessaloniki”… Öznesiyle, nesnesiyle doğduğum kente benziyor Selanik… İlk kez gitmeme rağmen ilk defa görmüyordum bu dar sokakları, Ege insanlarını… Herkes ve her yer tanıdık, bildik. Ara sokaklardan kıvrıla kıvrıla yürürsen mutlaka bir meydan çıkar karşına; İzmir’de Cumhuriyet Meydanı ya da Konak Meydanı, Selanik’te Aristotelous Meydanı… Ege’nin iki yakasında da kordon boyunu ikiye böler meydana geçiş yolu… O meşhur Türk-Yunan ilişkileri, gerilimler, tarihi hesaplar, içte kalan topraklar, kısacası paylaşılamayan her şeyin paylaşıldığı bir yer var Ege’nin iki yakasında da: kaldırımlar… Evliya Çelebi’nin dediği gibi, “Sekiz Çeşit rüzgarla yine de havası ılımandır.” Bu kaldırımların!

"Kent Portfolyoları" bölümündeki tüm yazılar


Söyleyin bakalım...

Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Olumlu
Olumsuz

Gönder

Nesnelerin Hikayesi...


Raftaki defterimize bu kez nesnelerin hikayelerini yazıyoruz. Afiş, radyo, telefon, otomobil, gramofon… “Nesnelerin hikayesi” kuru bir tarihten daha fazlasını anlatır bize. Nesneler değişimlerini gerçekleştirdikleri dönemlerin izlerini taşırlar. Nesnelerin hikayesi, hiçbir zaman sadece nesnelere ait olamamıştır. Her zaman nesneler insanları, insanlar nesneleri etkilemiş, anlatmıştır. Afişin, radyonun, otomobilin, telefonun, gramofonun öyküleri “Raftaki Defterler” bölümünde…

22/02/2004

Sihirli Kutu "Radyo"

Düğmesine bastığınızda ya da kadranını çevirdiğinizde sizden çok uzakta olan haberin, müziğin, şiirin, paylaşımın ses dalgaları içinden akıp gelerek size ulaşmasını sağlayan bir kutu, sihirli kutu, yani “radyo”. Her nesnenin, her olayın, her insanın kısaca her şeyin bir tarihi, bir hikayesi olduğu gibi radyonun da bir hikayesi var. Sihirli kutunun bulunduğu ortama yaydığı ses, ortamın atmosferine bütünüyle egemen olur ve “iletişim rüzgarları” esmeye başlar. İlki bakalit olan bu sihirli kutunun mobilyaları daha sonra ağaçlardan yapılır. 21/02/2004

Otomobil Uçar Gider

Yaşadığımız dünyadaki en önemli teknoloji ürünlerinden biri otomobillerdir şüphesiz. İcat edildikleri zamandan bu yana teknolojinin gelişmesiyle birlikte hep daha yeni, daha farklı şekillerle çıkmıştır karşımıza. Amaç hep en iyisini üretmek oldu belki de, hep bu amaçla çalışıldı, ama her yeni otomobilin ardından daha iyisi geldi. Bir noktadan sonra ise otomobil çeşitleri, modelleri, özellikleri ve aksesuarları takip edilmez bir şekilde çeşitlendi. 21/02/2004

Devrimci, Haberci ve Nihayet Reklamcı Afişler…

15’inci yy’dan bu yana afişlerin herkesin görebileceği yerde olma özellikleri değişmemiş; ama 15’inci yy’da siyasal ve dinsel propaganda amaçlı kullanılan afişler, 17’nci ve 18’inci yy’dan itibaren tiyatro, sinema ve askere çağırma duyurularında kullanılmaya başlanmış. Zaman içinde ise afişlerde, haberdar etme amaçlı kullanımdan, reklam amaçlı kullanıma doğru bir değişim yaşanmıştır. Türkiye’de de durum pek farklı değil. Cumhuriyetin ilk yıllarında inkılapları yaymak için kullanılan afişler, daha sonraki yıllarda reklam amaçlı kullanılmaya başlanır. 21/02/2004

"Konuşan Alet" Telefon

Günümüz insanının ayrılmaz bir parçası haline gelen telefon tarih boyunca o kadar çok değişim gösterdi ki... Öncelikle ceplere girecek kadar yayıldı, sonra da kredi kartı arkasında görülemeyecek kadar küçüldü. Peki telefonu yaºamımızın ayrılmaz bir parçası haline getiren kişi kimdi ve icat ettiği bu alet neleri değiştirdi? Telefon, Alexsander Graham Bell'in ellerinde kendine bir ses bulmuştu. Bell, sevdiği kız uğruna telefonu icat etmek için yola koyulur. Bell'in sevdiği kız sağırdır ve o da sağırların işini kolaylaştıracak bir makine yapmak isteğindedir.

21/02/2004

Eskimeyen Tarih "Gramofon"

Seslerin kaydedilip sonradan tekrar okunabileceği eskiden beri düşünülen bir fikirdi. Cyrano de Bergerac, (Edmund Rstand’ın beş perdelik manzum komedisi) söz ve müziğin sayfalar üzerine geçirilen bir iğne tarafından okunduğundan söz eder. Öncüler arsında bulunan Young, titreşen dolayısıyla ses veren katı bir cisme sivri bir uç takmayı düşünmüş, katı cismin titreşimlerini döner bir silindire kaydedebilmişti. 21/02/2004

Tito’yu Nasıl Bilirsiniz?

Balkanlar tarihinde bir rüya, bir kabus ya da tam adını koyamayacağımız bir zaman dilimi, bir devlet başkanı… Dönem, 1945-1980 yılları arası, başkan Tito ve yer, “BAL kadar tatlı ama KANla dolu” Balkanlar… Josip Broz Tito, Mart 1945’te Başbakan seçildiğinde, Almanları ülkeden kovmayı başarmanın mutluluğunu yaşayan Yugoslavlar birleşti ve ülkenin tüm kontrolünü Tito hükümetine devretti. “Balkanlılar” denize düşünce yılana mı sarılmıştı, yoksa onlar için en doğru olanı mı bulmuşlardı? Bu sorunun, o dönemde de tek bir yanıtı yoktu, şimdi de… 27/10/2003

Balkanlarda Teneffüs Zamanı

Sevenler de sevmeyenler de ona hep “bu toprakların yetiştirdiği en büyük adam” derlerdi. Ne kadar sessiz geçerse geçsin, Mercedes Benz’inin üzerinde yoldan atılan karanfiller hiç eksik olmazdı. Josip Broz ya da bilinen adıyla Tito, Yugoslavya’yı terk ettiğinde, tarih 4 Mayıs 1980 yılını gösteriyordu… Beş yaşındaydım… Ağladım… Ama hiç göz yaşı dökmedim, çünkü bana öyle söylenmişti. 27/10/2003

Hem Yugo-Nostalji Hem de Bağımsızlık

Bağımsızlığının 12. yılında Slovenya, Yugoslavya içinde diğer Balkan ülkeleriyle yaşadığı ortak geçmişi hala unutmadı. Geçmişin hatıraları ailelerimizin ve dedelerimizin/ büyükannelerimizin yüreklerinde hala yaşıyor. Biz gençlerin tek şansı ise, o dönemde yaşayan ailelerimizin bize Tito hakkında anlattıkları hikayeleri dinlemek; Balkanların altın yıllarının hikayelerini… 27/10/2003

Unutulmayan Lider Josip Broz Tito’nun Hikayesi

Günlerden 4 Mayıs 1980, saatler ise tam olarak öğleden sonra 3.05. Devlet televizyonu, Sosyalist Federatif Yugoslavya Cumhuriyeti Başkanı yoldaş Tito’nun Ljubjana’daki hastanede hayatını kaybettiğini söylediği an, tüm ülkede inanılmaz bir acı ve yas havası hakim oldu. Yugoslavya’da zaman durmuştu. Sokaklar arabalarla doluydu ama şaşkın sürücülerin hiçbiri arabalarını kullanamıyordu. Televizyon yayınını kesti, aynı şekilde tüm sinema ve tiyatro gösterileri, hatta Hırvat Hajduk Split ile Belgrad’tan Sırp Partizan takımları arasında oynanmakta olan futbol maçı da durduruldu. 27/10/2003

ilef tanıtım filmi
radyoilef Canli Yayin
ilef Fotograf Galerileri
Gorünüm
ilef Web Sitesinden

2013-2014 Güz (TDİ101- YDİ101-YDİ102) UZEM Mazeret Sınavları

2013-14 Güz Dönem Sonu Sınav Programı

HALKLA İLİŞKİLER MODELLERİ DERSİ HAKKINDA

Can Dündar İLEF'te

2013-14 Güz Mazeret Sınav Programı

2013-2014 Güz Yarıyılı TDİ-I ile YDİ-101 ve 201( İng.) Uzaktan Eğitim Derslerinin Ara Sınav Programı


 

<< Önceki Başlıklar |

© Akıl Defteri
Editör: Yeta Bütüç Editör Yardımcıları: Ahmet Görmez, Selma Arslantaş Yazar: Miray Melikoğlu

Akıl Defteri Anasayfa | İletişim
ilef © 1996-2011 ilef Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi. Tüm hakları saklıdır. | Fakülte iletişim bilgileri