Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi

http://www.ilefarsiv.com/akildefteri/

ilef.net Anasayfa    Akıl Defteri Başsayfa    Ataçlı Sayfalar

Anasayfa


Editörün Seçtikleri

11 Eylül'ün Günah Keçisi: Irak
Irak, Mart 2003'ten Bu Yana En Kanlı 1000 Gününü Yaşadı!
Sözde Barışa Gerçek Savaş
Hırvat Savaş Suçlusu Zanlısı General Gotovina Yakalandı
Hepsi...
 

Sekiz Çeşit Rüzgarda Bile Ilımandır Selanik Kaldırımları...
Selanik bir genç kız aslında. Büyük İskender’in kız kardeşi Thessalonike’nin adını alarak, Ege’nin en güzel köşelerinden birine kurulmuş “Thessaloniki”… Öznesiyle, nesnesiyle doğduğum kente benziyor Selanik… İlk kez gitmeme rağmen ilk defa görmüyordum bu dar sokakları, Ege insanlarını… Herkes ve her yer tanıdık, bildik. Ara sokaklardan kıvrıla kıvrıla yürürsen mutlaka bir meydan çıkar karşına; İzmir’de Cumhuriyet Meydanı ya da Konak Meydanı, Selanik’te Aristotelous Meydanı… Ege’nin iki yakasında da kordon boyunu ikiye böler meydana geçiş yolu… O meşhur Türk-Yunan ilişkileri, gerilimler, tarihi hesaplar, içte kalan topraklar, kısacası paylaşılamayan her şeyin paylaşıldığı bir yer var Ege’nin iki yakasında da: kaldırımlar… Evliya Çelebi’nin dediği gibi, “Sekiz Çeşit rüzgarla yine de havası ılımandır.” Bu kaldırımların!

"Kent Portfolyoları" bölümündeki tüm yazılar


Söyleyin bakalım...

Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Olumlu
Olumsuz

Gönder

3 Ekim'de Güneş Tutulması Yıdızların Altında Olacak!

01/10/2005

Gazeteler yazdı okumadınız mı, 3 Ekim’de güneş tutulması var! Ancak Türkiye, Yıldızların altında izleyecek güneş tutulmasını. Yıldızlar mavi bayrak üzerine sarı renkli olacak sakın şaşırmayın! Ve 4 Ekim sabahı ya güneş tutulması kalacak hafızamızda ya da AB'nin yıldızları... Peki biz “sıradan vatandaşlar” kılımızı bile kıpırdatmamışken, AB'yi istiyoruz ya da istemiyoruz dememişken ne oldu da bugüne geldik?

Miray Melikoğlu

17 Aralık Brüksel Zirvesi başarılı olarak nitelendirilmişti. Türkiye eli boş dönmemiş, müzakere tarihini almayı başarmıştı. Bayram havası içinde geçen o günlerde görmezden gelinmeye çalışılan bir nokta vardı, o da Kıbrıs…

Zirve’de görüşmeleri kopma noktasına getiren Kıbrıs için aslında yaşanan gerginlik sadece bir başlangıçtı. Bu tarih, Kıbrıs sorununu BM bünyesinden alarak AB içinde çözmeyi amaçlayan Yunanistan ve Rum Kesimi içinse bir fırsat oldu.

Müzakere öncesi süreç beklendiği gibi gergindi. Ancak yaşanan gerginlik söz verildiği gibi Ankara Anlaşması’nın ek protokolüne atılan imza ile gerek yurt içinde gerekse yurt dışında daha da arttı. Atılan imza ardından Türkiye’nin Rum Kesimi’ni tanımadığını belirtmek için yayınladığı deklarasyon ise tartışmaların boyutunu değiştirdi. Türkiye ile Birlik üyesi ülkeler arasındaki ilişki belki de kopma noktasına geldi.

Kilit Nokta “Kıbrıs”

Türkiye, 17 Aralık Brüksel zirvesinden Ankara Anlaşması ek protokolüne imza sözü ile ayrılmıştı. Uyum Protokolü olarak adlandırılan Ek Protokol’ü imzalayan Türkiye için sıkıntılı nokta bu imzanın, Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanıma anlamına gelmesiydi. Türkiye, bir deklarasyonla, atılan imzanın tanıma anlamına gelmediğinin altını çizdi. Dönem başkanı İngiltere’den gelen cevap ise Kıbrıs’ın bu süreçte Türkiye için bir engel olmaya devam edeceğinin ve Rum Yönetimi’ni tanıma baskısı ile karşı karşıya kalacağını göstergesidir.

Avrupa’nın Çıkar Çatışması

Türkiye, Avrupa’nın üyeliğini çok da istediği bir ülke değil. Ancak Türkiye’nin üyeliğini evet demesi durumunda da hayır demesi durumunda da “narin” AB’nin çıkarları “derin hasar” görüyor. Türkiye’nin Ortadoğu’daki enerji kaynaklarına yakınlığı ve bu enerji kaynaklarını elinde bulunduran ülkeler ile komşu olması, Avrupa ve Amerika için de Türkiye’yi vazgeçilmez kılıyor.

Ayrıca Türkiye’ye verilen ‘hayır’ cevabı, Amerika yanlısı ya da Batı’ya tamamen yüzünü çevirmiş bir Türkiye modeline yol açabilir. Bu nedenle de Avrupa’dan alınacak ‘hayır’ cevabı AB’nin hesaplarına uymuyor. Türkiye’ye verilen ‘red’ cevabı sadece ülke içinde olumsuz bir hava yaratmakla kalmayarak, aynı zamanda da Avrupa’da yaşayan çok sayıda Türk’ün tepkisine de yol açabilir.

Çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’nin üyeliğinin açıkça kabul edilmemesi, genişleme politikasını sarsacağı gibi Birliğin yapısı konusunda yeni tartışmaların da ortaya çıkmasına neden olacak. Böyle bir durumda Anayasa’ya verilen hayır cevaplarının yarattığı gergin ortamın artması da kaçınılmaz.

Belki Avrupalı halklar Türkiye’nin Birliğe üyeliğinin onları Ortadoğu ile kapı komşusu yapmalarından endişe ediyor ancak, Ortadoğu’da istikrarlı bir politika izlemek isteyen Avrupa’nın bunu Türkiye’den bağımsız gerçekleştirmesi de olası gözükmüyor. Yani AB “alsak mı almasak mı” sorusuna cevap aramaktan çok kantarda hangi çıkarların ağır bastığını hesaplamaya çalışıyor. Bu hesaplamaların sonucu Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında belli olacak. Peki AB müktesebatına uymaya çalışan Türkiye’nin hesap hanesine ne yazılacak? Olumlu sonuç tanımlaması “Evet”in yanıda mı duruyor yoksa “Hayır”ın mı? (M.M. / Y.B.)


Fotoğraf: Ara Güler

ilef tanıtım filmi
radyoilef Canli Yayin
ilef Fotograf Galerileri
Gorünüm
ilef Web Sitesinden

2013-2014 Güz (TDİ101- YDİ101-YDİ102) UZEM Mazeret Sınavları

2013-14 Güz Dönem Sonu Sınav Programı

HALKLA İLİŞKİLER MODELLERİ DERSİ HAKKINDA

Can Dündar İLEF'te

2013-14 Güz Mazeret Sınav Programı

2013-2014 Güz Yarıyılı TDİ-I ile YDİ-101 ve 201( İng.) Uzaktan Eğitim Derslerinin Ara Sınav Programı


 

Bu yazıyı  Yazdır |   Sayfa Başı  
 
© Akıl Defteri
Editör: Yeta Bütüç Editör Yardımcıları: Ahmet Görmez, Selma Arslantaş Yazar: Miray Melikoğlu

Akıl Defteri Anasayfa | İletişim
ilef © 1996-2011 ilef Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi. Tüm hakları saklıdır. | Fakülte iletişim bilgileri