Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi

http://www.ilefarsiv.com/akildefteri/

ilef.net Anasayfa    Akıl Defteri Başsayfa    Köşe Kapmaca / Beşinci Mevsim

Anasayfa


Editörün Seçtikleri

11 Eylül'ün Günah Keçisi: Irak
Irak, Mart 2003'ten Bu Yana En Kanlı 1000 Gününü Yaşadı!
Sözde Barışa Gerçek Savaş
Hırvat Savaş Suçlusu Zanlısı General Gotovina Yakalandı
Hepsi...
 

Sekiz Çeşit Rüzgarda Bile Ilımandır Selanik Kaldırımları...
Selanik bir genç kız aslında. Büyük İskender’in kız kardeşi Thessalonike’nin adını alarak, Ege’nin en güzel köşelerinden birine kurulmuş “Thessaloniki”… Öznesiyle, nesnesiyle doğduğum kente benziyor Selanik… İlk kez gitmeme rağmen ilk defa görmüyordum bu dar sokakları, Ege insanlarını… Herkes ve her yer tanıdık, bildik. Ara sokaklardan kıvrıla kıvrıla yürürsen mutlaka bir meydan çıkar karşına; İzmir’de Cumhuriyet Meydanı ya da Konak Meydanı, Selanik’te Aristotelous Meydanı… Ege’nin iki yakasında da kordon boyunu ikiye böler meydana geçiş yolu… O meşhur Türk-Yunan ilişkileri, gerilimler, tarihi hesaplar, içte kalan topraklar, kısacası paylaşılamayan her şeyin paylaşıldığı bir yer var Ege’nin iki yakasında da: kaldırımlar… Evliya Çelebi’nin dediği gibi, “Sekiz Çeşit rüzgarla yine de havası ılımandır.” Bu kaldırımların!

"Kent Portfolyoları" bölümündeki tüm yazılar


Söyleyin bakalım...

Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Olumlu
Olumsuz

Gönder

Sözde Barışa Gerçek Savaş

13/12/2005

Amerikan yapımı hiçbir filmin bilançosu bu kadar ağır olmamıştı. Hiçbir film bu kadar yankı uyandırmamıştı. Ve hiç biri bu kadar gerçek dışı değildi! Oysaki sözlerde barış vardı ve umutlar da farklı değildi. Peki yanlışlık neredeydi? Yanlış, barışın güvercin kanatlarına değil, savaş uçaklarının kanatlarına kondurulmasıydı. Ne oldu? Tonlarca ağırlığı taşıyan koca uçaklar bir güvercin kanadına konabilecek umutları taşıyamadılar…

Miray Melikoğlu

30 Ocak seçimleri Irak’da ilk demokratik adım olarak nitelendirildi. Demokrasi adım adım geliyor dendi. Ancak savaştan bu yana sözde demokrasinin uygulanmaya başlandığı Irak’ta insanlar hala yaşama hakkını kullanamıyor. Önümüzde 15 Aralık seçimleri var. Ancak hala hayatını kaybeden sivil kayıpların varlığı bu seçimin de gerçek bir seçim olmaktan uzak olacağının en acı kanıtı.

Tarihin her döneminde birilerinin iktidar olma hırsına kurban giden halklar çıktı karşımıza. Kimilerinin bir fermanla vuruldu kelleleri, kimilerinin ise teknolojinin son ürünleri ile son buldu yaşamları. Hep güçlü kazandı, zayıf olan ise kaybetmekle kalmadı, canıyla ödedi güçsüzlüğünün bedelini. Tıpkı Vietnam gibi, tıpkı Bosna gibi ve tabii tıpkı Irak gibi...

Bakıp da Görmemek... Görüp de Anlamamak...

Görmeye alışık olduğumuz sahnelerdi, şehre düşen bomba, yaralı, ölü insanlar… Zaten kanımız donmadı izlerken. Küçüklüğümüzde yabancı filmlerle girdi evimize şiddet bir daha çıkmamak üzere. Kanıksamıştık olanları... Aslında hiç birimiz göremedik ya da gördük de ses vermedik…

20 Mart sabahı televizyon ekranlarından ilgiyle izlediğimiz o görüntüler gerçekti. Ne atılan bombalar sahteydi ne de yaralı insanlar manken. Şehrin her yerine düşen bombalar, Irak halkının yakasına yapışacak ölüm korkusunun habercileri gibiydi. Oysaki sözlerde barış vardı ve umutlar da farklı değildi. Peki yanlışlık neredeydi? Yanlış, barışın güvercin kanatlarına değil, savaş uçaklarının kanatlarına kondurulmasıydı. Peki ne oldu? Tonlarca ağırlığı taşıyan koca uçaklar bir güvercin kanadına konacak umutları taşıyamadılar…

Ne yapmıştı, suçu neydi Irak halkının? Amerika’ya kafa tutan bir lidere sahip olmak mı, yoksa yüzyıllar boyu büyük güçlerin gözünü diktiği topraklara sahip olmak mı? Suçu ne olursa olsun cezası ağır oldu, binlerce sivil yaşamını yitirdi. Binlercesinin hayatı ise bir daha eskisi gibi olmayacak…

Amerikan yapımı hiçbir filmin bilançosu bu kadar ağır olmamıştı. Hiçbir film bu kadar yankı uyandırmamıştı. Ve hiç biri bu kadar gerçek dışı değildi. Irak gerçeğin ta kendisi olsa da tüm Amerikan filmlerinden daha film gibi geldi herkese... İzledik...

Şimdi asıl suçlu aranıyor... Kim, yanlış nerede? Oysa daha sözde başlıyor yanlış; savaş ile barışın yan yana kullanılmasıyla…


ilef tanıtım filmi
radyoilef Canli Yayin
ilef Fotograf Galerileri
Gorünüm
ilef Web Sitesinden

2013-2014 Güz (TDİ101- YDİ101-YDİ102) UZEM Mazeret Sınavları

2013-14 Güz Dönem Sonu Sınav Programı

HALKLA İLİŞKİLER MODELLERİ DERSİ HAKKINDA

Can Dündar İLEF'te

2013-14 Güz Mazeret Sınav Programı

2013-2014 Güz Yarıyılı TDİ-I ile YDİ-101 ve 201( İng.) Uzaktan Eğitim Derslerinin Ara Sınav Programı


 

Bu yazıyı  Yazdır |   Sayfa Başı  
 
© Akıl Defteri
Editör: Yeta Bütüç Editör Yardımcıları: Ahmet Görmez, Selma Arslantaş Yazar: Miray Melikoğlu

Akıl Defteri Anasayfa | İletişim
ilef © 1996-2011 ilef Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi. Tüm hakları saklıdır. | Fakülte iletişim bilgileri